BLOG13 yorum var - 07 Haziran 2008 05:40Titreyen Islak Mum Isigi O kadar yorgunum ki artik hayattan dusunmekten hayatin bana dayatmis oldugu "seylerden" bedenim felc gecirmis durumda. Bedenimin tum kaslari kasilmakta, tum bu kasilmalar ise birer cam parcasi olup kalbimi parcalamakta.
Kalbimi parcalarken karsimda nazli nazli dalgalanan ve her dalgalanmasinda benimle dalga gecen urkek, narin bir o kadar da tutkulu yanan mumum. Beni herseyden herkesten cok sevdigini soylerken en cokta kendisinin atesinin beni yaktigini bir turlu anlamak istememesi ile birlikte nazli nazli karsimda oryantel dansin en ince kivrak ve estetik hareketlerini yapan mumum.
Gunler oncesinden baslayan karsilikli gerginliklerimizi tekirdag in dibinde sonlandirmanin ne anlami vardi. Bunu yaparkende hala bana seni ama en cok seni sevdim demenin ne anlami var onu anlamis degilim. Daha onceden yaktigin aydinlattigin kisilerden neden bahsedersin. Artik dayanamiyorum karsimda erim erim eriyorsun ve tekirdagin kokusu taa buraya bana kadar ulasiyor.Nazli nazli sallandigini soyledigin anda aslinda hicte nazli yada masum olmadigini anlamaya basliyorum. Sen benim mumumsun ve bende senin islak titrek isigin sen olmadan ben var olamam ki zaten. Ama ben olmadanda senin bu dunyada bir anlamin olmayacak. Durum boyle iken neden birbirimize aci cektirriz ki.
Artik senin ustunde yanarken usuyorum. Bunun olmasindan nefret ediyorum aglamak istiyorum ama aglayamiyorum. Vucudumdan cikan sular sadece usutuyor beni karsinda titreyerek dalgalanan bir alev topuna donusuturuveriyor. Beni yakarken usuten ve bunun ustunde sana yapma bunlari dedigimde ise benden ozur bekleyen sen.
Artik ne yapacagimi bile kestiremiyorum. O kadar yorgun o kadar felcliyim ki titrerken islanir islanirken urker ve urkerkende hayati akisina birakmak zorunda olan bir zavalliyi oynamak, islak bir mum isiginda titremek dusuyor bana. KIZILBELA Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is Bal değildir ölüm bana , idam gül değildir bana ) 2 Ahh...ben hasrete tutsağım , hasretler tutsak bana Ve sonra sabırla beklerim , bulutları çekersiniz üstümden Ölüm tanımaz işte o zaman sevgim Duygu bana, öykü bana , roman gibi her an bana ) 2 Biraz sonra asmaya götürecekler beni Dört mevsim , yedi kıta , mavi gök , bütün doğa hoşçakalın Hoşçakalın senfoniler, oyun havaları Hoşçakalın ağız tatları , sıcak çorbam , çayım , sigaram Dostum bana , sevdam bana , soluğunu geçir bana ) 2 Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar Okullar , mahalleler , köprüler , tren yolları Hoşçakal anne , hoşçakal baba , kardeşim Sınırlı olmayan mekâna Beni yaşamımla sorgula iki gözüm Söyleyen : Ahmet Kaya uranus 09 Haziran 2008 18:23gebere iste anla benim oyle bi karisik poziyonum var(di)hem felcli hem titrek kizilbela 09 Haziran 2008 20:46sonuç ne peki..felçi titrek insan kendine gelebildin mi..bak senin arkanda yürüyorum beni de düşürme :))anca beraber kanca beraber :)) uranus 10 Haziran 2008 03:06devrimci dediğin bin kaplan gücündedir,emperyalizm kağıttan kaplandır. ikkarus 10 Haziran 2008 03:17ikkarus kizilbela 10 Haziran 2008 03:18İnsanlar acılar hakkında kolay yazar. Acılar bireyseldir, oysa mutluluk hakkında ne yazılabilir ? sophiaa 03 Ağustos 2008 14:11bir soz vardir kizilbela 04 Ağustos 2008 15:39Acı, soyut bir duygudur ve dolayısıyla özneldir. Asla ikinci bir şahısla - yakınlık derecesi ne olursa olsun- paylaşılamayacak kişiye özel bir duygudur sophiaa 17 Ağustos 2008 01:16bu yazıya puanı basanlar:
|